Yazı boyutu
Giriş yap

Jet Lag ve Kültür Şoku

WAT - Haberler


Modern jet yolcu uçakları ile çağımızda kıtalar arası uzun mesafeler kısa zamanda aşılmakta olup yakın geçmişimizde günlerce, hatta haftalarca süren bu yolculuklar, bugün günü birlik yolculuk hâline gelmiştir. Kısa zamanda uzun mesafeler alınınca, yolcunun yaşadığı coğrafi saatine adapte olan içsel (biyolojik) saati, gidilen ülkenin coğrafi saatine, gece-gündüz farklılığı nedeniyle uyuma-uyanma, yemek ve çalışma saatlerine uyum sağlamakta zorlanır, böylece Jet-Lag sendromu denilen uyumsuzluk belirtileri ortaya çıkabilir. Belirtileri uykusuzluk, yorgunluk ve iştahsızlık şeklinde kendini gösterebilir.

Bu durum doğu-batı veya batı-doğu yönündeki beşten fazla zaman dilimi süren uçuşlarda görülmektedir. Doğudan batıya doğru olan uçuşlarda gün uzar, batıdan doğuya doğru olan uçuşlarda ise gün kısalır ve belirtilerin şiddeti batı-doğu yönünde daha fazla olup uzun süre devam eder. Kuzey-güney ve güney-kuzey yönündeki uçuşlarda zaman dilimi geçilmediği için, saat, gece ve gündüz farkı olmaması nedeniyle Jet-Lag oluşmaz.

Bu belirtiler genel olarak geçilen zaman dilimi (saat) kadar gün devam eder. Bu arada vücudu zinde tutmak için çeşitli egzersizler yapılabilir. Böylece kan dolaşımı hızlandırılmış, eklemler nispeten rahatlatılmış ve zihinsel aktive arttırılmış olur. Sabahları proteini zengin kahvaltı, akşamları ise bol karbonhidrat ve az proteinden oluşan akşam yemeği uyum süresinin kısalmasına yardımcı olabilir.

Sözcük olarak kültür; "Bir toplumda geçerli olan ve gelenek halinde devam eden, her türlü duygu, düşünce, dil, sanat, yaşayış unsurlarının tümü, belli bir konuda edinilmiş, geniş ve sistemli bilgi.". Bu durum bazı bilim adamlarınca endişe durumu olarak da adlandırılmaktadır. Dil farklılığı, söylenen ve söylenmeyen yeni kurallar ile yaşamak, yeni fiziksel ve psikolojik çevre bazen bireylerde bu sendromun doğmasını tetikleyebilir. Bazen bu durumlardan biri, bazen birkaçı nadiren de hepsi birlikte ortaya çıkabilir. Bireyler her durumu kişiselleştirir, aşırı alınganlaşır ve yorgun hissedebilirler. Ev özlemi aşırı boyutta çekilebilir ve bir savunma mekanizması olarak aşırı uyku ihtiyacı doğabilir. Evi, aileyi, arkadaşları özlemek normaldir burada kast edilen şey bu özlemin her şeyin ötesinde olması hâlidir, şeklinde tarif edilmektedir. Kültür şoku ise kendi kültürel ortamından başka bir kültür ortamına katılan bireylerin yaşadıkları uyumsuzluk durumudur.


Bu tip bir durumla karşılaşma oranı azdır ve genellikle yeniliğe, gelişime açık olan bireyler böyle bir evreyi hiç yaşamazlar. Bazen ise öğrenciler ilk baştaki normal uyum sürecini kültür şoku olarak adlandırıp kendilerini yaşamadıkları bir şokun etkisinde algılarlar. Öğrencilerin, yurtdışı deneyimi öncesi ayrıntılı ve gerçekci biçimde bilgilendirilip bu olası duygu durumundan korunması gerekir. Yurtdışı deneyimi hakkında gerçekci ve doğru beklentiler tüm sorunların aşılmasında kilit rol oynamaktadır. Aksi takdirde yurtdışında bulunan öğrenci bulunduğu ülkede olmaktan nefret edebilir ve çevresinde Türkiye'den gelen diğer öğrencilere bağımlı kalabilir. Bu arkadaşlıklar bağımlılığa ve farklı kültürel çevreden gelen insanlar ile iletişimi sıfırlayıp eğitimsel tecrübe edinme şansını reddedildiği kapalı bir sürece dönüşmediği sürece önemlidir ve oldukça destekleyicidir. Her ne koşulda olursa olsun anahtar hep bireyin elindedir. Bir karar verip programa katılan ve verdiği bu kararın arkasında durup gerekliliklerini yerine getiren öğrenciler bu tip bir sorun yaşamazlar.



Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy

Sorunuz Mu Var?






Giriş Formu